KTMMOB 22 Mart Dünya Su Günü Dolayısıyla "Su Sempozyumu" düzenledi - 101evler.com

KTMMOB 22 Mart Dünya Su Günü Dolayısıyla "Su Sempozyumu" düzenledi

27.03.2017

KTMMOB 22 MART DÜNYA SU GÜNÜ DOLAYISIYLA “SU SEMPOZYUMU” DÜZENLENDİ

SEMPOZYUMDA SİYASİ PARTİ BAŞKANLARI DA KONUŞTU

ÖZYİĞİT: “ŞU ANKİ GEÇİŞ DÖNEMİ ANLAŞMASIDIR. SUYUN FİYATLARI TARTIŞILIYOR. AMA BU DÖNEM BİTİNCE ŞİMDİKİ FİYATLAR MUMLA ARANACAK”

ERHÜRMAN: “EVET YAPABİLİRİZ’ DEMEYİ ÖĞRENECEĞİZ. BUNU ÖNCE KENDİMİZE SÖYLEYECEĞİZ, SONRA DA MUHATAPLARIMIZA”

Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin (KTMMOB), 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla düzenlediği “Su Sempozyumu”nda siyasi parti başkanları da konuştu.

İlk sözü alan Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Cemal Özyiğit, ülkede yıllardır su konusunun gündemde olduğunu kaydederek, “Bu ülkede yıllarca ‘su fakiriyiz’ dedik, kıt olanaklarla bırakın sulamayı içecek suyu nereden temin edebileceğimizi düşündük ama hiçbir zaman bütünlüklü bir çözüm planını tartışmadık” dedi.

Özyiğit, gelmiş geçmiş hükümetlerin de hep palyatif önlemleri konuştuğunu söyleyerek, “Oysa Yeşil Hattın Güney’inde olanlar 1950’lerden kalan yasaları değiştirdiler, revize bile ettiler. Biz 1950’lerden kalma yasalarla, hükümetlerin geçici önlemleriyle suyu yönetmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

“BİZE NE KADAR UYAR UYMAZ BAKMADAN…”

Cemal Özyiğit, “Doğru dürüst bir hazırlık yapılmadığı için deniz ötesinden birileri önümüze su anlaşması koydu. İçeriği bize ne kadar uyar, ne kadar uymaz buna bakmadan onu tartışıyoruz” dedi.

TDP’nin su konusunda teknik öneriler doğrulusunda görüş ortaya koyduğunu da ifade eden Özyiğit, “İşin başından beri Türkiye’den gelen su konusundan bir öneri vardı, biz bunu önemsedik ve destekledik. Bir su üst kurulu olacak, bunu da altta belediyeler yönetecek. Ne hikmetse bunu ortaya koyan hükümet, bunun arkasında durmadı. İrade kendini burada gösteremedi ve dayatmaya ‘evet’ dendi. Bir tek doğru ayak var şimdi. O da belediyeler” şeklinde konuştu.

“MUMLA ARANACAK”

Suyu DSİ’nin mi, Su Dairesi’nin mi, Tarım Bakanlığı’nın mı yönettiğinin belirsiz olduğunu kaydeden Özyiğit, “Bu geçiş dönemi anlaşmasıdır. Şimdi fiyatlar tartışılıyor. Bu geçiş dönemi bittikten sonra şimdiki fiyatlar mumla aranacak” dedi.

Suyun gelmesine kimsenin itirazı olmadığını da söyleyen TDP Genel Başkanı, “Su denize akıyor. Bu konuda bir önlem var mı? Bir proje hazırlanmazsa ve su doğru yere kanalize edilmezse yılda 35-40 milyon metre küp su denize akacak ve biz bunun parasını ödeyeceğiz” diye konuştu.

TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit, ülkenin kaynaklarının sınırlı olduğuna işaret ederek,
“Gelen suyu da, yağan suyu da, çıkan suyu da doğru kullanmak önemli. Bunun için bütünlüklü çözümlere ihtiyaç var. Süratle bunun üzerine odaklanmalıyız” ifadelerini kullandı.

Belediyelerin desteklenmesi gerektiğini de vurgulayan Özyiğit, “Belediyeleri kendi beldelerinde boğulmaya bıraktık” dedi.

Atık suyun denizlere akıtıldığını da söyleyen Cemal Özyiğit, Lefkoşa’da Mustafa Akıncı döneminde başlatılan ortak bir kanalizasyon projesi olduğunu, son dönemde buna yenisinin eklendiğini ifade ederek “Bu proje çalışıyor. Benzer projelerin de çalışması için yatırıma ve desteğe ihtiyaç var” diye konuştu.

ERHÜRMAN: “SADECE SU ALANINDA DEĞİL ÜLKENİN TÜM MESELELERİNDE, AĞLAMA, ŞİKAYET ETME ÜZERİNDEN KURULMUŞ DİLE MAHKUM EDİLDİK”

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman ise ülkede 10 yıllardır hakim olan bir düşünce olduğunu söyleyerek, “Sadece su alanında değil ülkenin tüm meselelerinde, ağlama, şikayet etme üzerinden kurulmuş dile mahkum edildik” dedi.

KTMMOB’nin iki yıl önce önemli bir hamle yaptığını ifade eden Erhürman, “16 konunun uzmanı arkadaşımızdan oluşan bir ekibi, kendi uzmanlık komisyonları aracılığıyla belirlediler, görevlendirdiler. Bunu hükümetle iş birliği içinde yaptılar ama hak onlardadır” şeklinde konuştu.

Bu 16 kişinin Çamlıköy’de, Güzelyalı’da ve Geçitköy’de suyun sevki konusunda önemli çalışma yaptığını ifade eden Erhürman, şunu ekledi:

“KTMMOB’nın üstlendiği teknik işin felsefi yanı da var. Bu iş, içinde bir iddiayı barındırıyor. Herkes ‘biz bunu yapamayız, gelin neden yapamayacağımızı anlatalım’ derken KTMMOB, ‘biz bunu yaparız, gelin size bu işi nasıl yapabileceğimizi anlatalım’ dedi. Söyleyip de ruhunu kurtarmak yerine, risk üstlenip nasıl yapılacağını söyledi. Bununla da yetinmedi, doğrudan doğruya bunun yapmanın yollarını ortaya koydu. Bu zihniyet dönüşümünün nüvelerini içinde barındırıyor. Aynı felsefi tavır, elektrikte, turizmimde, ekonomide, sağlıkta, eğitimde de sergilenmeli. Şunu da söylemek gerek; bir ülkede 10 yıllardır hakim olan düşünceleri bir tıkta değiştiremezsiniz. Şu anda yaşadığımız da bu. 16 kişinin pasif konuma çekilmesi azımsanacak bir şey değil. Bu mesajdır. ‘Biz size yapamazsınız’ demiştik mesajı. Ve bu mesaj, sadece bu alan için değil diğer alan için de sürekli tekrarlanıyor.

Medyasından siyasi partilere, siyasi partilerden sivil toplum örgütlerine ve ‘entelektüellere’ kadar herkesin bu memleketteki misyonu bize bizim yapamayacağımızı ve neden yapamayacağımızın anlatmak. Eğer bu zihniyet hakim olursa bilelim ki yenileceğiz.‘Evet yapabiliriz’ demeyi öğreneceğiz. Bunu önce kendimize söyleyeceğiz, sonra da muhataplarımıza.”

Kıbrıslı Türklerin kendilerinden çok çocuklarını ve torunlarını düşündüğünü de belirten Tufan Erhürman, “Burada da bir hata var. Onları düşünmek demek onlara bireysel ekonomik refah sağlamak değil. Onları düşünmek demek, toplumsal düzlemde doğru politikaları güçlerimizi birleştirerek oluşturmak demektir. Mesele çocuklarımızın ve torunlarımızın kaybetmeyeceği toplumsal koşulları oluşturmak” dedi.